15 09 2011

Şiir Okumanın Yaşı mı Olur?

EBRU AKKAŞ KUSEYRİ

Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.

Şiirle henüz birinci sınıftayken trafik işaretlerini konu alan dörtlüğü ezberlemekle başlayan ilişkim hep mesafeli oldu. Trafik ışıklarını müfredat ve ünite konularındaki diğer şiirler izledi. Yerli malı haftası için ezberleyip hasta olduğum için okuyamadığım “meyve” temalı şiir, belirli gün ve haftalara ilişkin yazılmış, törenlerde okunan ama çocuk ağzına büyük gelen şiirlerle başlayan tanışıklık sınavlarda da devam etti. Anneler günü için yazmamız gereken bir şiir, üzerinden nerdeyse otuz yıl geçmesine rağmen benim için halen utanç kaynağıdır. Sınav süresince yaşadığım çaresizlik, özgün bir şey bulamayıp aklımda kalan dizelerle doldurduğum sınav kâğıdım… İşin utanç veren kısmı ise bu şiirin sınıf panosunda teşhir edilmesiydi. Oysa sevgili öğretmenim hep güzel şeyleri asardı oraya. Sanırım yazdıklarımdan çaresizliğimi hissetmiş olacak ki cesaretimin kırılmasını istemedi. Yoksa o şiirin insanı mahcup etmekten başka elle tutulur bir yanı yoktu.

İlkokul yıllarında hafif küskünlüğe dönen şiirle ilişkimi ilerleyen yıllarda da toparlayamadım. Diğer edebiyat türlerine daha fazla mesai harcadım, şiirde ortalama bir okuyucu olarak kaldım. Şiirin müziğini duyabilecek kulaklarım yanlış yönlendirmelerle biraz sağır edildi. Yine de bir teselli romanlardan alıntı cümleleri değil de şiir dizelerini sayıkladım aylarca.

Yıllar içinde çocuk kitaplarıyla daha fazla zaman geçirir oldum. Masallar, macera romanları, gelişim kitapları, çocuk psikolojisi… Geniş çocuk edebiyatı şemsiyesinin altında şiirler de vardı elbette. Çocuklar için yazılmış çok şiir kitabı okudum, çok azını sevdim. Maalesef genellikle belirli formüllerle bir araya getirilmiş çocuk, çiçek, oyun, böcek, deniz sözcüklerinin şiir başlığı altında sunulmasına yayıncıların tür olarak şiiri daha az tercih etmeleri eklenince nitelikli yapıtlara ulaşma şansımın azaldığını fark etmek zor olmasa gerek. Ama neyse ki hiç yok değil.

Türk şiirinin büyük ustalarından Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın çocuklar için yazdığı yirmiden fazla kitabı var. Balina ile Mandalina, Başparmak, Cincik, Dolar Biriktiren Çocuk gibi birbirinden güzel isimleri olan şiir kitapları arasında benim için en dikkat çekicisi “Yaramaz Sözcükler”. Dağlarca önsözünde “öykümü severseniz öyle sevineceğim ki…”  diye sesleniyor kardeşlerim dediği çocuk okurlarına. Şair, kitapta yer alan şiirlerin bazılarında geçen 14 sözcükle hiç yeni sözcük katmadan 12 şiir yazan Dağlarca’nın yapıtında, dilin ustaca kullanımını, kelimelerin gücünü ve metnin nefes alıp verdiğini, okuruyla iletişim kurduğunu görmüş oluyoruz. Olasılık hesabının sadece sayılarla yapılmadığını da anlıyoruz. Çocukları dil konusunda cesaretlendiren ve oyuna katılmasını sağlayan bu kitap dil üstüne çalışan herkesin de hayranlıkla okuyabileceği ustalıkta.

Çocuklar için farklı türlerde yapıtlar ortaya koyan ve gerçekten üretken iki yazar Mavisel Yener ve Aytül Akal’ın da birlikte yazıp hazırladıkları birçok şiir kitabı var. İkilinin en son yayımlanan kitabı ise “Şaşkın Şiirler”. Arka kapak yazısında “gezmeyi çok seven şiirler” olarak tanımlanan bu şiirlerin yönlerini, günlerini karıştırdıkları için Şaşkın Şiirler adını aldığını anlıyoruz. Aslında şiirler sadece şaşkın değil; biraz muzip, biraz yaramaz ve çokça sevecen. Yaz tatilinin ve yolculuğun ruhuna uyan bu şiirler çocuk ruhuna hitap ediyor. Sırtını kafiyeye dayamasalar da ahenkli bir oyun arayışı kendini hissettiriyor bu şiirlerde. Murat Sayın’ın resimlerinin yer aldığı bu kitap ayrıca daha özenli bir baskıyı da hak ediyor.

Mavisel Yener’in yine bu sene içerisinde yeni baskısını yapan “Şiir Saldım Gökyüzüne” kitabında çocukların şiirle daha da yakınlaşmasını sağlayacak şiirlerle çalışma dosyayı yer alıyor. Dosyada çocuklardan şiirde tasvir edilenlerin çizilmesi, bazı mısraları kendi sözleri ile ifade etmesi isteniyor. Nitelikli şiirlerin yer aldığı, ÇYDD’nin “Yaratıcı Okuma Projesi” için hazırlanan beş kitaptan biri olan “Şiir Saldım Gökyüzüne” öğretmenlerin okuma listeleri için tercih ettiği bir kitap. Öğrencilerin şiirle etkileşimini artırabilecek bu kitap kolaya kaçan ve soru hazırlamaktan hoşlanmayan öğretmenlerin elinde tehlikeli bir silaha da dönüşebilir. “Şiir Saldım Gökyüzüne”, Deniz Üçbaşaran’ın şiirlerin ruhuna uygun resimleriyle süslü.

Şengül Karaca’nın hazırladığı "Haiku" bir öğretim dönemi boyunca öğrencilerinin yazdığı haikulardan bir seçki sunuyor bize. Japon nükteli şiiri olan ve beş-yedi-beş hece ölçüsü ile yazılan haiku çocuklar için bir terapi metodu olarak da kullanılıyor. Japonların geleneksel şiirlerinin en kısası haiku için öze ulaşmanın kestirme yolu da diyebiliriz. Karaca’nın sınıfında uyguladığı, çocukların ses, kelime, hece kavramlarını öğrenmeleri için bir yol olan haiku çalışmasının sonuçları ise dikkate değer. Üç mısrada çocukların algısı ve duygu dünyasına ulaşmayı da sağlayan bu şiirler Sedat Girgin’in resimlerinde de hayat buluyor.

82
0
0
Yorum Yaz