30 08 2008

Ahmet Ümit’in Anlattığı

Ebru AKKAŞ09.04.2008 tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Anlatan: Ahmet Ümit Anlatana anlatan: yazarın annesi Fatma ÜmitAnlatanın memleketi: Antep Ahmet Ümit, bundan yıllar yıllar önce annesinden dinlediği masalları 1995 yılında yayımlanan Masal İçinde Masal kitabında bize aktarmıştı. Annesinin bir masalcıdan dinlediği şapkacının, müezzinin, demircinin, kuyumcunun ve köradamın masallarını, unutulur korkusuyla anlatmıştı. Ahmet Ümit, bu anlatıcılığını masal tanımlarında geçen tüm öğeleri bünyesinde barındıran bir masalla sürdürüyor: Olmayan Ülke. “Olmayan Ülke”, çocukları Türkiye’nin sevilen yazarları ile tanıştırmayı hedefleyen Usta Kalemlerden Masallar dizisi kitaplarından biri olarak yayımlandı.“Olmayan Ülke” masalının kahramanlarının yersiz yurtsuz, adı sanı bilinmeyen kahramanlar olduğunu söyleyemeyiz. Evvel zaman içinde yaşayan bu kahramanlardan biri Akıl Ülkesi’nin prensesi diğeri ise Hayal Ülkesi’nin prensidir. Kader bu ya bu iki ülke de birbirleriyle sürekli savaşmaktadır. Masal bu ya prensle prensesimiz birbirine âşık olurlar. İnsanların kurduğu Akıl Ülkesinin prensesi olan Su Hanım, masal prenseslerinin ortak yazgısını sahip olacaktır. Sevdiğine kavuşması için önünde aşması gereken büyük mü büyük engelleri vardır. Çünkü o büyücüler ülkesinin prensi Rüzgâr’a âşık olmuştur. Su Hanım, ödenecek bedele baştan razıdır. Kim bilir belki de bu ayrılıktan kendisi sorumludur. Hem kabullenir hem de sabreder. Rüzgâr ise aklı ve doğaüstü güçlerini kullanarak aralarındaki engelleri ortadan kaldırmaya çalışır. Bu masalın kötü kadını olan annesi Büyücü Kraliçe başta olmak üzere kavuş... Devamı

23 08 2008

Âşık Canavar Sezai

Ebru AKKAŞ14.07.2007 tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Süper Baba, İkinci Bahar gibi dizilerin öykü ve tretman yazarı olarak tanıdığımız Muharrem Buhara’nın kahramanı Sezai’nin maceraları “İnternet Canavarı” dizisinin üçüncü kitabı ile devam ediyor.İnternet Canavarı Sezai ile 1998 yılında tanışmıştık. Dilinin güncelliği, didaktik olma kaygısı taşımaması ve kısa cümleleri ile bu kitap sadece bizim değil, merkezi İsviçre’de bulunan  Gençlik Kitapları Uluslararası Kurulu’nun da (International Board on Books for Young People) dikkatini çekmişti. Kitap, uluslararası jürinin seçtiği Uluslararası Onur Listesi'ne 2002 yılında alınmıştı. Ayrıca ülkemizden bir yazar ilk kez bu listeye girmişti.İnternet gezisiKendi ifadesi ile son derece normal bir çocuk olan Sezai’nin hayatı sınıflarına yeni gelen Burcu’ya âşık olması ile değişmişti. O vakte kadar bilgisayarla ilgili konuşmalarını yabancı bir dil sanan Sezai, Burcu’nun e-posta adresini istemesiyle bir internet canavarına dönüşmüştü. Onun internet gezintileri bizim bildiğimiz sıradan gezintiler gibi değil elbette. Dizide hem eğlenceli hem de garip gezintileri Sezai’nin ağzından dinliyoruz. Tabii ki tüm gezilerin aşk uğruna yapıldığını bilerek…  Sezai’nin maceralarının anlatılığı dizinin ikinci kitabı “İnternet Kardeşim Muku” ve üçüncü kitabı “Neredesin Burcu?” alt başlıkları ile yayımlandı.“İnternet Kardeşim Muku”da, Sezai yaptığı gezintilerden birinde istemese de biyolojik değil, teknolojik bir kardeş sahibi oldu. Sezai, süt içmeyi seven, sevimli ve meziyetleri olan bu kardeşle maceradan maceraya koşuyor. Bu yeni kardeşi ev halkından saklamak için yaptıkları da cabası.Sezai, yayımlanan son macerası “Neredesin Burc... Devamı

17 08 2008

Hollandalı Tavşan Miffy

Ebru AKKAŞ15.05.2007 tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Otuzun üzerinde kitaptan oluşan Miffy dizinin beş kitabı dilimize çevrildi ve geçen günlerde yayımlandı. Böylelikle Dick Bruna'nın sevimli tavşanı Miffy ile nihayet tanışmış olduk. Nihayet diyorum çünkü Hollandalı yazar/çizer Bruna hiç büyümeyen Miffy’sini bundan tam elli iki yıl önce yaratmıştı.Hiç bitmeyen bir çocukluğu yaşayan, çok basit çizgilerden oluşan Miffy, sevimli mi sevimli beyaz uzun kulaklı bir tavşancık. 1955 yılından beri dört yaşında olan Miffy, sadeliğin ve masumiyetin bir simgesi. Her olaya yapıcı yaklaşması ile onun başka bir güzelliği. Asıl adı “Nijntje” olan Miffy’nin bir kitap kahramanı olarak doğuşuna gelince... Yaz tatilini bir yaşındaki oğlu ile geçiren Dick Bruna, oğlunu eğlendirmek için ona kumsalda gördükleri tavşanla ilgili hikâyeler anlatmaya başlamış. Bu tavşan hikâyesi daha sonra Miffy karakteri için bir ilham kaynağı olmuş. Bruna, tam bu sıralarda yaptığı çizimlerde sevimli bir tavşanı resmetmiş ve elbise çizmek, pantolon çizmekten daha kolay olduğu için minik tavşanın cinsiyeti de bu şekilde ortaya çıkmış. Miffy, günümüzdeki nihaî görüntüsüne ise 1963 yılında kavuşmuş.Basit ama sıcak çizgilerden oluşan Miffy dizisinin belli karakteristik özellikleri var. Kitaplarda yer alan çizimlerin yalınlığı, renklerin seçimi ve yazarın tercihi doğrultusunda kitapların boyutunun küçük olması gibi. Bruna, küçük çocuklar için yazılan bu kitapların onlar için yapıldığı hissini vermesi gerektiğine inandığı için tercihini bu yönde kullanıyor.Kahramanı minik bir tavşan olunca hikâyelerde ister istemez çocuklara y&o... Devamı

11 08 2008

Jamie'nin Okul Maceraları

Ebru AKKAŞ01.09.2006 tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Rafta şeker pembesi, yenilesi kapağını gördüğümde gözlerime inanamamakla birlikte çok sevindim. Sevin Okyay’ın çevirisini uzun zaman önce tamamladığını bildiğim Sevgili Salak Günlük” nihayet yayımlanmıştı. Nihayet diyorum; çünkü aslını büyük bir keyifle okuduğum bu dizinin yayımlanmasını dört gözle bekliyordum.Sevgili Salak Günlük, adından da anlaşıldığı gibi bir günce. Peki, kime ait? Sevgili Salak Günlük, Uskumru Ortaokulu’na giden -şimdiki 6, 7 ve 8’inci sınıfa tekabül ediyor- şahsına münhasır Jamie’nin günlüklerinden oluşan bir dizi. Dizinin ilk kitabının adı ise “Bunlar Hiç Olmamış Gibi Davranalım”. Kitapta önce günlüğün sahibesi Jamie ardından anne babası ve gerçekte de pis kokan Kokulu adındaki bir köpekten oluşan bir çekirdek aileyi tanıyoruz. Ailenin şüphesiz en ilgi çeken elemanı ise günlüğün yazarı...Okula giden her çocuk gibi Jamie’nin de sevdiği ya da sevmediği arkadaşları, öğretmenleri, okul hizmetlileri ve bunlarla gerçekten yaşadığını iddia ettiği maceraları var. Jamie’in en iyi arkadaşının adı Isabella. Yaramazlık ya da kendilerince kurnazlıkları birlikte gerçekleştiriyorlar. Sınıfında, bayan mükemmeli oynayan Angeline ise onun gıcıklar listesinin bir numarasında yer alıyor. Zira mükemmel kızlar mükemmel düşmanlar edinirler. Jamie’nin Angeline ile yaşadığı gizli rekabeti günlüğün hemen her sayfasında bulmak mümkün. Jamie size bunun kesinlikle bir rekabet olmadığını söylecektir ama siz ona inanmayın!  Her genç kızın günlüğünde olacağı gibi tabii ki Jamie’nin günlüğünde hoşlandığı, sevdiği ve mü... Devamı

09 08 2008

Güvercin Kanatlı Kediler

Ebru AKKAŞ14.05.2008 tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır. Fantastik kitapları Yerdeniz dizisi ve Mülksüzler ile tanıdığımız Ursula K. Le Guin’in en çok bilinen ve çevrilen çocuk kitabı dizisi olan Kanatlı Kediler Masalı (Catwings), ilk basımından yirmi yıl sonra dilimize çevrildi.1960’lı yılların sonlarında yayıncısının önerisi ile 11–17 yaş arasındaki çocuk ve gençler için Yerdeniz dizisini yazmaya başlayan Le Guin, bu dizinin üçüncü kitabı olan En Uzak Sahil (The Farthest Shore) ile National Book Award For Children’s Literature ödülüne layık görülmüştü. 1970’li yıllarda ise resimli çocuk kitapları ve öyküleri üzerinde çalışmaya başlayan Le Guin’in dört kitaplık Kanatlı Kediler Masalı dizisinin ilk kitabı 1988 yılında yayımlandı. Kanatlı Kediler Masalı dizisinin ilk kitabı Dört Yavru’da, adından da anlaşıldığı gibi, Robin, Telma, Ceymi, Hena isimli dört kedi yavrusu ile tanışıyoruz. Dizinin adında geçen kanatlı sözcüğü kitaba önyargı ile yaklaşılmasına sebep olsa da Kanatlı Kediler Masalı’ndaki kahramanlarımız diğer uçabilen kahramanlardan oldukça farklı. Farklılıkları diğer hayvanlar özellikle uçabilenler arasında tartışmaya sebep olsa da bakın minik bir fare bu tartışmayı nasıl sonlandırıyor;“Bu kesinlik haksızlık!” diye haykırdı ardıç kuşu.“Adaletsizlik!” diye katıldı ispinoz.“Katlanılamaz!” diye bağırdı mavi alakarga.“Anlayamıyorum neden,” dedi bir fare. “Sizin her zaman kanatlarınız vardı. Şimdi onların da var. Bunun neresi haksızlık?”Aslında bu dört yavru süper kahraman değil sıradan kediler. Doğalarında olmadığı için diğer kanatlılar gibi pek rahat uçtukları da söylenemez. Anneleri Bayan Emm... Devamı

30 07 2008

Çocukların Okur Hakları

Ebru AKKAŞ04.11.2007 tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır. Bazen kendileri için olsa da okuyacağı kitaplar büyükler tarafından seçilen, tercihi olmayan bir kitabı okumakla yükümlü kılınan çocukların okur haklarından haberdar mısınız?Okumak fiilinin emir kipine tahammülü olmadığını söyleyen Fransız yazar Daniel Pennac, "Roman Gibi" adlı yapıtında, bunların pedagojik işkence malzemesi olarak kullanılmaması kaydıyla çocukların on maddelik okurluk haklarına değiniyor.Okumama hakkıSayfa atlama hakkıBir kitabı bitirmeme hakkıTekrar okuma hakkıCanının istediğini okuma hakkı"Bovarizm" hakkıCanının istediği yerde okuma hakkıÇöplenme hakkıYüksek sesle okuma hakkıSusma hakkıBunlar sadece çocukların değil tüm okurların hakkı. Bu yüzden her hak için geçerli olan o hakkı kullanmama seçeneği elbette okumak için de geçerli. Okuyan kişinin kendini geliştirdiği gözle görülür bir gerçek olsa da okumanın reddedilebilecek bir eylem olduğunu da kabul etmeliyiz.Keyif için okumakOkumak, bir görev duygusu ile yapıldığında işkenceden farksız bir hâl alabilir. Okuyucu kitapla ilişkisini kendi belirleyip metnin sayfalarını atlayabilir. Zira çocukların eline "İlyada"nın çocuklar için uyarlanmış kopyasını yani kendisi için başkaları tarafından budanmış bir kitabı tutuşturmak yerine kitabın orijinalini verip kendi destanını yaratmasına izin vermek daha anlamlı olabilir. Çocuklar başladıkları her kitabı bitirmek zorunda değil. Bazı kitapların bizi çağıracağı günü beklemek daha anlamlı olabilir. Hikâye için daha hazır olmayabilirler. Ya da yeni bir kitap okumak yerine çok zevk alınan bir kitabı 2., 3. kez okumak daha keyifli olabilir. Pennac'nın listesinde yer alan en güzel okur hakkı ise bovarizm -kendini kitap kahramanının yerine k... Devamı

30 07 2008

Yataktan mı Düştün Ayıcık?

Ebru AKKAŞ14.06.2006 tarihinde Cumhuriyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Yataktan Düşen Ayıcık,  adından anlaşıldığı gibi bir gece yataktan düşen bir oyuncak ayının tekrar sıcak yatağına dönüş macerasını anlatıyor. Tekrar yatağın içine girmek için uğraşan ayıcığın asıl macerası ise onu oyuna çağıran fareciklere katılmasıyla başlıyor. Üç fareciğin rehberliğinde odadaki diğer oyuncaklarla tanışıyor ve oynuyor. Her yeni oyununda da arkadaşlarının sayısı giderek artıyor. Dokuz kurbağa ile şarkılar söylerken bir hüzün kaplıyor içini. Çünkü o yine sıcacık yatağında, arkadaşının yanında uyumak istiyor. Onu üzgün gören tüm oyuncak arkadaşları da ona yarım edebilmek için seferber oluyorlar. Arkadaşlarının yardımıyla da olsa ayıcık yatağına dönebilecek mi? İşte bunun cevabı kitapta saklı. Kitabın yazarı, oldukça fazla sayıda çocuk kitabına imza atan İngiliz Julia Donaldson. Nerdeyse bir çocuk kitabı fabrikası diyebileceğimiz yazarın 67 tanesi yayımlanmış toplam 79 kitabı bulunuyor. Sanırım tüm kitaplarını yayımlamak için uygun zamanın gelmesini bekliyor. Donaldson, 2000 yılında yazdığı Yataktan Düşen Ayıcık’ı ancak bu yıl içinde piyasaya sürdü. Çünkü kitabın hikâyesinin resimlenmesi gerekiyordu ve yazar kitabı resimleyecek uygun bir illüstratörü bir türlü bulamamıştı. Nasıl bir araya geldiklerini bilemiyorum ama, altı yıllık bir bekleyişten sonra, Julia Donaldson’ın uygun gördüğü çizimler Anna Currey’e ait. Yazar, Currey’in çizimlerini sıcak bulduğunu ve hikâyenin havasına çok uyduğunu düşünüyor. Oldukça duru bir dille yazılan ve çocuklara sayı saymayı öğreten Yataktan Düşen Ayıcık, okul öncesi 2 ile 6 yaş arası çocuklara hitap ediyor.... Devamı

30 07 2008

Zamane Çocukları Neler Okuyor?

Ebru AKKAŞ23.01.2006 tarihinde ntvmsnbc.com'da yayımlanmıştır.Büyüklerin hangi kitapları okuduğunu takip etmek için çok satanlar listelerine bakmak yeterli. Peki, bu arada zamane çocukları neler okuyor? Bunun için maalesef takip edilecek bir “çok satanlar listesi” yok. Ama onların sıkı takipçisi oldukları belli başlı kitap dizileri var. Tüm dünya çocuklarının okuduğu Harry Potter’ı bir kenara koyarsak Felaket Henry, Küçük Vampir, Kumkurdu ve Manolito çocukların gözde dizileri. Bu dizi kitaplar Sevin Okyay’ın da dediği gibi çocuklara, dizinin diğer kitabını beklerken arada başka kitaplar da okuttuğu için oldukça faydalı.  Felaket Henry, yazar Francesca Simon tarafından yaratılan, kafası sürekli yaramazlığa çalışan bir kahraman. Dört kişiden oluşan bir ailenin haşarı çocuğu Henry’nin, onu sürekli anne babasına gammazlayan, uslu mu uslu, “mükemmel” lakaplı Peter adında bir erkek kardeşi var.  İki kardeşin kavgaları ve kıran kırana geçen rekabetleri dizinin hemen hemen tüm kitaplarında yer alıyor. Ayrıca Felaket Henry’nin kendine ait, herkesin dişi dökülürken onunkinin niye dökülmediği ve okula gitmek gibi, dertleri var. Henry dertlerine, kaba kuvvette işin içinde olmak üzere çözümler bulan bir çocuk. Bu da ona “... Yapan çocuk. Boş yerleri aklınıza gelen en felaket yaramazlıkla doldurun. Felaket Henry mutlaka onu yapmıştır.” ününü kazandırmaya yetiyor. Felaket Henry dizisi ülkemizde 2003 yılında yayımlanmaya başladı. Kitabın yazarı Londra’da yaşayan Amerikalı yazar Francesca Simon, başarılı bir çocuk kitaplarına imza atıyor. Felaket Henry kitaplarında yer alan resimler ise Tony Ross’a ait. İletişim Yayınları etiketi ile piyasaya &cce... Devamı

29 07 2008

Peter Pan Define Avında

Ebru AKKAŞ03.10.2006 tarihinde ntvmsnbc.com'da yayımlanmıştır.Peter Pan döndü, tekrar uçmaya hazır mısın?John M. Barrie’nin unutulmaz kahramanı Peter Pan, yeni macerası Peter Pan Define Avında ile geri döndü. Geraldine McGaughrean’ın yazdığı kitap, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu otuz iki ülkede 5 Ekim 2006’da piyasaya çıktı.Barrie, “Peter Pan ya da Büyümeyen Çocuk” adı ile 1904’te sahnelenmeye başlayan oyununu 1911 yılında “Peter Pan ve Wendy” adı ile romanlaştırdı. John M. Barrie, kitabın tüm yayın haklarını 1929 yılında bir çocuk hastanesi olan Great Ormond Street Hospital’a (G.O.S.H.) devretmesiyle çocuklara sadece hayal dünyalarında değil gerçek hayatta da destek olmaya devam etti.Peter Pan’ın geri dönüş hikâyesiPeter Pan yayımlanmaya başladığından beri çocukların hayatına birçok kahraman girdi, çıktı. Peter Pan, esin kaynağı olduğu birçok film, peri hikâyeleri ile yerinin bambaşka olduğunu hep hissettirdi. Sevimli olmanın ötesinde küçük bir anarşistti o.G.O.S.H, 2004 yılında dünya çapında bir yarışma düzenleyip Peter Pan’ı yaşatmaya karar verdi. Kimileri bu fikre sıcak bakmayabilir ama öyle ya da böyle devam eden Peter Pan maceralarına bir de resmi olanını eklemek o kadar da yadırganacak bir şey değil. G.O.S.H., yeni öykü için bir yarışma düzenlediğini ve dünyanın her yerinden isteyen her yazarın bu yarışmaya katılabileceğini duyurdu. Yarışmaya aralarında Geraldine McGaughrean’ın da olduğu iki yüzün üzerinde başvuru yapıldı.McGaughrean’a yarışma haberini sabah gazetesini okuyan eşi vermiş. Yazar, eşinin “Bu yarışmaya katılmalısın.” önerisini ilk etapta kulak arkası etse de yarışmanın cazibesine fazla karşı koyamamış. Pek üm... Devamı

29 07 2008

Bir Çay Fincanı Peri Tozu

Ebru AKKAŞ24.02.2006 tarihli Radikal Gazetesi Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Çocukluğunu Peter Pan okuyarak geçiren Gail Carson Levine’ın yazdığı “Peri Tozu ve Yumurta Macerası”, Sevin Okyay’ın çevirisi ile ülkemizde yayımlandı.Büyürken en sevdiği kitap James M. Barrie’in Peter Pan’ı olan Levine, Wendy’nin YokYokÜlke’den (Neverland) ayrılmak istemesine bir anlam veremeden, yazmaya başlayana kadar peri hikâyeleri okumayı sürdürmüş. Yazdığı Peri Tozu ve Yumurta Macerası’nda ise bir perinin hikâyesini anlatıyor.Hikâyesi anlatılan perinin adı Prilla. Prilla’da her peri gibi bir bebeğin ilk gülücüğünden doğuyor. Gülücüğün periye dönmesi için önce YokYokÜlke’ye sağ salim ulaşması gerekiyor. YokYokÜlke, öyle herkesin elini kolunu sallayarak gireceği bir ülke değil. Adı üstünde YokYokÜlke. Eğer sizin onu bulmanızı istemiyorsa onu bulmazsınız. Bulmanızı istiyorsa da onu es geçemezsiniz.Gülücük, YokYokÜlke’ye vardığında kanatlı, ışıldayan bir periydi artık. Kendini Prilla olarak tanıttı. Ama Prilla diğer perilerden biraz farklıydı. Çünkü YokYokÜlke’ye gelen her bir perinin ayrı bir yeteneği vardı. Mesela peri-tozu-yeteneği ile doğan bir peri, diğer perilerin uçabilmesi için gerekli olan peri tozundan sorumluydu. Pasta-çörek-yeteneği olan peri pasta çörek yapımından sorumluydu. Prilla’nın benim uzmanlığım işte bu diyebileceği bir yeteneği yoktu. Dahası yeteneğini kendisi de bilmiyordu. Bu yüzden herkes onun biraz “eksik” olduğunu düşünüyordu. Oysa onun doğduğu gülücük ne bir zerre az ne de bir zerre fazlaydı. Sadece birazcık farklıydı. Prilla’ya YokYokÜlke’de yeteneğini bulması i&ccedi... Devamı