21 12 2008

Karşı Kıyıya Nasıl Geçeriz?

Ebru AKKAŞ17.03.2006 tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Allan Ahlberg tarafından çok bilindik bir bilmecenin öyküsünden yola çıkılarak yazılmış olan "Çocuk, Kurt, Koyun ve Marul" kısa bir zaman önce yayımlandı. Kitaba konu olan bilmece şöyle; bir oduncunun oğlu yakındaki kasabaya bir kurt, bir koyun bir de marul götürecektir. Kasaba yolu üzerinde kayıkla geçilebilecek bir nehir vardır. Kayık ise ancak çocuk ve yanındakilerden birini geçirebilecek büyüklüktedir. Çocuk yanındaki kurdu koyunla bırakamaz çünkü kurt koyunu yer. Koyunla da marulu bırakamaz çünkü koyun marulu yer. Peki çocuk her birini nehrin karşısına nasıl geçirecektir? Klâsik cevap şöyle başlar: Çocuk, önce koyunu karşı kıyıya geçirir. Sonra döner kurdu alır karşı kıyıya bırakır vs devam eder ve nihayetinde herhangi bir kayıp verilmeden nehir geçilmiş olur... Gerçekten olur mu? İşte Çocuk, Kurt, Koyun ve Marul, bir çözüm var ama bu çözüm her zaman doğru olan mı sorusuna cevap arıyor.Ayrıntının önemi Kendini kitabın anlatıcısı olarak tanıtan John Smont'un bu bilmeceye dair aklında bir sürü soru işareti oluşur. Mesela bu bilmecenin öyküsünde neden hiç ayrıntı yoktur? Neden tek bir anlatımla yetinilmiştir? Ayrıca hangi ebeveyn bir çocuğa bir kurdu kasabaya götürme görevini verir!? İşte bu soruların aklını meşgul etmesini istemeyen John Smont gerçek için küçük bir araştırma yapmaya karar verir. Çünkü bu öykü tadındaki bilmece farklı ağızlardan anlatılabilir. Anlatılmalıdır da... John Smont bir dedektif titizliği ile soruşturmaya başlar. Soruşturmasını gerçek için yapsa da bunun bir laf salatası da olabileceğini açıkç... Devamı

16 12 2008

Sıradan Değil, Süper Bir Dedektif

Ebru AKKAŞCumhuriyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Sıradan değil, süper bir dedektif. Ona soracak olursanız suçluların korkulu rüyası. Ayrıca dünyayı temizlemekle de görevli, suçlulardan tabii ki. Adı, Damian. Damian Drooth. Barbara Mitchelhill’in yarattığı Damian Drooth Süperdedektif’in iki kitabı; “Kayıp Kız” ve “Pop Yıldızın Düğünü” İş Bankası etiketi ile piyasaya çıktı. Bu sayede yeni kahramanımızla da tanışmış olduk. Kahramanımız kendi halinde bir erkek çocuğu. Tüm arkadaşlarının tatile gittiği ve sıkıntıdan patlamak üzere olduğu bir sırada, otobüste yan koltukta unutulmuş bir kitaba gözünün takılması ile hayatı değişir. Bir Suçluyu Yakalamanın Yüz Yolu adındaki kitabı alıp okumakta bir sakınca görmez. Kitabı bir solukta bitiriverir. Hem artık can sıkıntısı da neymiş canım? O bir dedektiftir artık. Suçluları yakalamakla meşguldür.   Suçluları yakalama hevesi ile giriştiği birkaç iş hüsranla bitse de o yılmamayı tercih eder. Sokağa çıkmak yerine kendini eve kapatıp Sherlock Holmes, Mike Hammer, Müfettiş Morse filmleri seyrederek kariyerinde ilerlemek için uğraşır. Gerçi bu kahramanların anneleri onlara “Gözümün önünden ayrılmayacaksın!” demiş midir dememiş midir sorusuna cevabı bir türlü bulamaz. Suçluları tespit etmek için kendince metotlar geliştirir; mesela gözleri birbirine yakın olan kişiler büyük ihtimalle suçludur.  Annesinin işi onun kendisini göstermesini sağlayacak fırsatlara vesile olur. Annesinin bir yemek şirketi olan Damian, annesinin düzenlediği organizasyonlara -bulaşık yıkamak için de olsa- gidiyordur zaten. Rüştünü, böyle bir organizasyonda kaçırılan zengin bir kız çocuğunu bulmakla ispatlar. Ge... Devamı

02 12 2008

Aynadaki Prenses Kim?

Ebru AKKAŞ04.08.2006 tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Hiç aynaya bakmadan vakit geçiren bir kız çocuğu olur mu? Olmaz. Peki ya bu kız çocuğunun aynadaki yansıması canlanır ve aynanın dışına çıkıp bir prenses olduğunu iddia ederse...Julia Donalson’ın kitabı Prenses Aynagüzeli, suçiçeği çıkaran Ellen’ın, annesinin onunla pek de ilgilenmediği bir sırada, ayna karşısında döküntülerini incelerken aynadan dışarı çıkıveren yansımasıyla birlikte yaşadığı maceraları anlatıyor. Kitap, Ellen ve Aynagüzeli’nin yaşadığı altı farklı hikâyeden oluşuyor.İnsanın yansıması kendisidir ama bu Ellen ve Aynagüzeli için geçerli değil. Ellen ve kendini bir prenses olarak tanıtan Aynagüzeli birbirinden tamamen farklı iki kişilik. Bu ikilinin görüntüleri aynı olsa da iç dünyaları ve davranışları birbirinden o kadar farklı ki... Ellen ne kadar kendi halinde sorun çıkarmayan bir çocuksa Aynagüzeli bir o kadar huysuz ve patavatsız. Ayrıca ortalığı karıştırmak konusunda bir uzman ve biraz da yalancı. Arkadaşının yalanlarının farkında olsa da bunu onun yüzüne vurmaktansa ona gülüp geçmeyi tercih eden Ellen, aslında kendini beklemediği maceraların içine sürükleyen bir bu arkadaştan oldukça memnun.Ayrıca bu sözde prensesin ne zaman ortaya çıkacağı ve ne zaman ortadan kaybolacağı hiç belli olmuyor. Kâh bir alışveriş merkezindeki kabinlerin içindeki aynadan, kâh Ellen bir arkadaşının evinde partideyken, kâh bir lunaparkta Ellen’ın karşında beliriyor. Yalnız Aynagüzeli’nin çocukların hayalî arkadaşlarından bir farkı var. Onu sadece Ellen değil herkes görebiliyor ve ne yazık ki bu görüntü sebebiyle onun marifetlerinden Ellen sorumlu tutuluyor. Yine de o yeni arkadaşın... Devamı

25 11 2008

Jeremy Nerede Problem Orada

Ebru AKKAŞ25.08.2006 tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.David Henry Wilson'un yarattığı kahraman Jeremy James'in Maceraları tüm hızı ile devam ediyor.Yaz başında yayımlanan Filler Arabalar ın Üzerine Oturmaz kitabıyla tanıştığımız Jeremy James'in serüvenleri Hiç Bo ğaya Möö Denir mi? ve Aslan Yeme ğinden Nasıl Oldu? kitapları ile devam etmişti. Son macerası Örümcekler Uçmayı Öğrenebilir mi? yayımlandı. Henüz tanışmamış olanlar için biraz Jeremy James'den söz edelim. Jeremy James okul çağına gelmemiş bir erkek çocuğu. Hatta, siyah formasıyla koşan bir futbol hakemi için "Annesi mi ölmüş babacığım?" diye sorabilen, bahçedeki su saatini hazine sandığı sanıp açmaya uğraşırken patlatabilen şeker bir çocuk. Bilerek isteyerek yapmasa da akla gelmedik sıkıntılar yaratmakta üstüne yok. Eylemlerinin sonucu ne olursa olsun iyi niyetli gerekçelerini duyduğunuzda ona kızamıyorsunuz. Aslında bu olaylara sebebiyet veren akıl yürütmesinin tutarsız olduğunu söylemek ona haksızlık olur.Sekiz tüylü bacak Onu, sadece Jeremy diye çağırmadığınız sürece onunla çok iyi anlaşabilirsiniz. Çünkü o kendisini sadece bir adıyla değil iki adıyla çağıranlardan hoşlanıyor. Tüm çocuklar gibi onun için de dünyada çikolata ve şekerlemeden güzel şey yok. Hem bu dünyada dondurma ve çikolatadan daha önemli ne olabilir ki! Bir de bunlar için, örneğin tatlıyı hak etmek için yemeği bitirmek, çikolata için odayı toplamak gibi katlanılacak şeyler olmasa... Jeremy James'in maceralarının anlatıldığı kitapların her biri birbirinden bağımsız bölümlerden oluşuyor. Bu da çocuklara kitabı baştan sona değil de, kendi sıralamaları ile okuyabilme özgürlüğü veriyor. Bununla... Devamı

12 11 2008

Hiç Miyop Ejderha Olur mu?

Ebru AKKAŞ KUSEYRİNe zaman elime bir okul öncesi kitap geçse aklıma Spencer Holst’un öykülerini topladığı "Kedilerin Dili" kitabındaki ithafı gelir. Holst ithafında “Yüksek sesle okuyan birine ve onu dinleyen birine ithaf edilmiştir bu kitap ama böyle bir çifte zaten tüm edebiyat ithaf edilmiştir” der. Bence Holst’un tanımını verdiği bu çifte, en çok bir çocuk ve ona kitabı okuyan bir yetişkin uyuyor.Behiç Ak’ın, Can Çocuk Okul Öncesi Kitapları Dizisi'nden yayımlanan son kitabı "Büyükanne ve Miyop Ejderha", böyle bir çiftin en güzel kitaplardan biri olmaya aday. Kitapta çocuklara masal anlatmayı seven bir büyükanne ve onunla yaşayan miyop bir ejderhanın öyküsü anlatılıyor. Üstelik metni görünür kılan resimler eşliğinde... Özetlemek gerekirse... Mahallenin çocukları için sokaklarında bir ejderhanın olması yeterince garipken onun bir insan ile yaşaması olayı onların gözünde daha da ilginç kılar. Kendilerinden farklı olsa da onu severler. Asıl merak ettikleri ise büyükanne ile ejderhanın nasıl bir araya geldikleridir. Masallar anlatmaya bayılan büyükanne, bir gün bu hikâyeyi anlatmaya karar verir. Üstelik sadece nasıl beraber yaşamaya başladıklarını değil, ejderhanın gözlerinin bozuk olduğunu nasıl fark ettiğini de onlara aktarır. Çocuklar, tüm sorularının yanıtını aldıkları için mutlu olurlar.Hem yazıyor hem çiziyor"Büyükanne ve Miyop Ejderha", öyküsüyle çocukları eğlendirirken gözlerini terbiye eden, ayrıca okuma iştahını açan bir kitap. Behiç Ak, "Büyükanne ve Miyop Ejderha"da ya öyküsünü yazdığı kitabı resimlemiş ya da resimlediği kitabın öyküsünü anlatmış. Okul öncesi k... Devamı

07 11 2008

Bu Nasıl Bir Dümen?

Ebru AKKAŞ14.07.2006 tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Çocukların gözde kitabı Kim Takar Salatalık Kralı 'nın yazarı Christine Nöstlinger yeni kitabı Arkadaş Dümeni 'nde genç kızlığa adım atan Lili ve Marlen'in hikâyesini anlatıyor. Nöstlinger, arkadaş, aile ilişkilerine yönelttiği eleştirilerini bu kitabında da yineliyor. Hem de oldukça eğlenceli bir tarzda.Kahramanlarımız Lili ve Marlen aynı gün, aynı saatte ve aynı yerde dünyaya gelen iki kız çocuğudur. Bunca tesadüf onları tek yumurta ikizi yapmaz ama birbirlerinin 'astrolojik ikiz'i olmuşlardır. Ebeveynlerinin karşılaşması ile başlayan ilişkileri yine onların kararı ile devam eder. Zira birbirlerine yakın oturan ve kariyerlerinden vazgeçmeyi düşünmeyen bu iki anne, aralarında iş bölümü yaparak çocukların bakımını birlikte üstlenir. Bu astrolojik ikizler, aynı dadının bakımının ardından aynı okulu, aynı sınıfı hatta aynı sırayı paylaşarak yaşamlarına devam ederler. Nöstlinger'in alaycı üslubu öncelikle astrolojik ikizler olan bu iki kızın karakterlerini yansıtırken hissediliyor. Astrolojiye göre aynı özellikleri taşıması gereken Lili ve Marlen uyumlu olmakla birlikte birbirlerinden o kadar farklıdırlar ki... Zira Lili'nin matematik zekâsı oldukça fazladır. Bu zekâsından bir kez de olsa başkalarını faydalandırmaktan zarar gelmeyeceğini düşünen Lili, arka sırasında oturan, aslında pek de haz etmediği, Armin'e faydası dokunacak bir dümen çevirmeye karar verir. Hikâye, "İyilikten maraz doğar" ve "Yerin kulağı vardır" atasözleriyle açıklanabilecek şekilde devam eder. Artık Lili ve Marlen'in gündelik hayatlarına bir de sorunlar eklenmiştir. Hatalarının telafisi için yapılması gerekenler vardır. İşte bu noktada önce kendi aralarında sonra aileleri ile çatışmaya girerler. Bu ikili... Devamı

30 10 2008

Dördüncü Sınıf Bir Hiçin Hikâyesi

Ebru AKKAŞ29.09.2006 tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Hâlihazırda çocuk ve gençlik kitaplarına ait çok satanlar listesi olmadığından, sağlıklı bir yöntem olmasa da, kitabın yaptığı baskı sayısına bakarak çocukların hangi kitapları okuduklarını/sevdiklerini takip etmek mümkün. Buradan yola çıkarak ülkemizde, ABD'li yazar Judy Blume'un "Dördüncü Sınıf Bir Hiçin Hikâyesi" kitabının üçüncü baskısını yapmasını çocukların bu kitabı sevmesine bağlayabiliriz. Judy Blume'un yazdığı dizinin ilk kitabı olan "Dördüncü Sınıf Bir Hiçin Hikâyesi"nin kahramanı, ilkokul dördüncü sınıfa giden Peter Watten Hatcher. Peter, okuldaki sıkıntılarından, annesinin kurallarından çok kardeşi Farley Dreksel namı diğer Çikolata'dan şikâyetçi. Hatta olayı dramatize edip kardeşinden çektiğini kimseden çekmiyor da diyebiliriz. Aslında kitapta, Peter'in ağzından iki buçuk yaşında ve sadece uyurken tatlı olabilen bir erkek kardeşin hikâyesi anlatılıyor. Peter tüm olgunluğuna, iyiliğine ve anlayışına rağmen kendini bir hiç olarak görüyor. Onu, küçük kardeşi Çikolata'nın her türlü yaramazlığına müsamaha gösteren ebeveynlerinden aynı davranışı görememek üzüyor. Bir birey olarak fark edilmek için çabalıyor. "Ben buradayım, beni de fark edin!" diyor. Eğer siz de şimdiye kadar Peter ve kardeşi Çikolata ile tanışmadıysanız geç kalmış sayılmazsınız.Geri fısıldadıJudy Blum, bu dizisinde Peter, Çikolata ve Sheila adlı çocukların hikâyesini anlatıyor. Dizinin ikinci kitabı olan Süper Çikolata'da ülkemizde yayımlandı. Judy Blume'un yazmış olduğu yirmi üç kitap var ve bu kitaplar aralarında Türkçenin de olduğu yirmid... Devamı

25 10 2008

Kitap Okumuyor Bu Çocuk!

Ebru AKKAŞ20.11.2006 tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Çocuklara ve okumaya dair bir kitap yazdığını bildiğim Mine Soysal’ın yapıtını merak ediyordum. Bir yandan da yapıtla ilgili fikir yürütüyordum. Pennac’ın Roman Gibi kitabındaki gibi okur haklarına mı değinecekti; yoksa düşük bir ihtimaldi ama nasihat yollu bir şeyler mi olacaktı? Meğer Mine Soysal, bir sürpriz hazırlamakla meşgulmüş. “Eyvah Kitap!”, okurluk macerasına dair yeni bir derleme sunuyor bize.Eyvah Kitap!’ın temelinde yazarın on binlerce çocukla gerçekleştirdiği Okuma Sohbetleri yatıyor. Uzun bir zamana yayılan bu sohbetlerde yaşları 10 ile 15 yaş arasındaki çocuklar kendi okuma ya da okuyamama tecrübelerini aktarıyor. Eyvah Kitap!, aralarında yazarın kendi tecrübesinin de bulunduğu toplam otuz dört okurluk hikâyesinden oluşuyor. Kitapta, hem yetişkinler hem de çocuklar kendinden çok şey bulacak. Okumayı sevmediğini sanan çocuklarTüm bu hikâyeler çocukları, anne, baba ve öğretmenleri içeriyor. Çocukluk dönemi okuma alışkanlığının kazanılması için oldukça önemli. Okul ve aile de elbette. Beceri olarak kazandığı okuryazarlığı bir sonraki evreye geçirip gerçek bir okur okur yetiştirmekte zorlanıyoruz. Oysa Mine Soysal’ın belirttiği gibi onlar yalnızca okumayı sevmediklerini sanıyorlar.Şimdi biraz onlara kulak verelim, bakalım ne diyorlar... Okan sekizinci sınıf öğrencisi, çocuk kitaplarındaki mesaj kaygısından bahsediyor. “Bence kitaplarda şu çocuklara mesaj verme işini biraz fazla abartıyorlar. Çocuklar aptal ya, onlara her şeyi en basit yoldan anlatmak istiyorlar. Biz nelerle ilgileniyoruz, kitaplar neyi anlatıyor?” Ne dersiniz, pek de haksız sayılmaz değil mi? On bir yaşındaki Defne’nin aklında ise bambaşka bir soru var; &ldquo... Devamı

18 10 2008

Keşke Prenses Olsaydım

Ebru AKKAŞ11.05.2007  tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Prenses olmak istemeyen bir kız çocuğu yoktur herhalde. Peki, Prenses Ellie’nin yerinde olmak ister misiniz? Eminim midillilerine ölesiye bağlı bu prensesin maceralarını okuduktan sonra isteyeceksiniz.Ellie, resmi adı ile Prenses Aurelia,  kendisi de bir midilli tutkunu olan İngiliz yazar Diana Kimpton’un dizisi Midilli Tutkunu Prenses’in kahramanı. Söz konusu kahraman sıradan bir prenses değil, bir midilli tutkunu. Prenses Ellie, taç takmak, zarif kıyafetler içinde dolaşmak veya balo salonlarında boy göstermek yerine midillileri ile vakit geçirmeyi tercih ediyor.Güneşdansı, Gökkuşağı, Ayışığı, Gölge, Yıldızışığı... Bunlar Prenses Ellie’nin birbirinden çok sevdiği midillilerinin isimleri. Elinde olsa midillileri ile uyuyacak bu prensese sorumluluklarını her daim mürebbiyesi Bayan Stringle hatırlatıyor. Otoriter mürebbiye ayrıca prensese el sallama, milyonlarca farklı kaşık çatalı kullanma, başında taşıdığı kitaplarla yürümek gibi farklı meziyetleri kazandırmak konusunda kararlı. Ne de olsa bir prensesin bunları öğrenmesi gerekli. Prensesimiz ise kararlılığını midillilerinden vazgeçmemek konusunda gösteriyor. Bu konuda ona seyisi Meg elinden geldiğince destek oluyor. Aşçının torunu Kate ise prensesin saraydaki tek dostu ve oyun arkadaşı. Geçen yıl Sevin Okyay’ın çevirisi ile yayımlanmaya başlanan dizinin şu ana kadar beş macerası okurlarla buluştu. “Prenses Ellie İmdada Yetişiyor”, “Prenses Ellie’nin Sırrı”, “Prenses Ellie için Bulmaca” geçen yıl yayımlanmıştı. Midilli Tutkunu Prenses’in iki yeni macerası, “Prenses Ellie’nin Ayışığı Gizemi” ve “Prenses Ellie’nin Yıldızışığı Macerası”, ise yeni piyasaya çıktı.Prenses kam... Devamı

12 10 2008

Çocuk ve Sanat

Ebru AKKAŞ24.11.2007  tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Gerek çeviriler gerekse yerli üretimlerle çocuklar için bol bol roman, hikâye ve şiir kitapları yayımlanıyor. Bu alan, sanatın farklı disiplinlerini çocuklara tanıtmak için hazırlanan sanat kitaplarının dilimize çevrilmesiyle daha da büyümeye başladı.Çocuklar, her şeye olduğu gibi sanata da merakla yaklaşıyorlar. Yazılı metinle ilişkisi 6–7 yaşından sonra başlayan bir çocuğun plastik sanatlara ilgi duymaması söz konusu olamaz. Yalnız bu meraklı gözlerin bir yapıtı bakarak değil, görerek değerlendirebilmesi için doğru yönlendirilmeye ihtiyaçları var.Çocuğunun sanattın farklı disiplinlerinden anlamasını isteyen ebeveynlerin önünde ya bu konuda yeterli donanıma sahip olmamak ya da sanat birikimini çocuklara nasıl aktaracağını bilmemek gibi iki büyük engel var. İşte çocuklara yönelik bu tip sanat yayınları, onların eline doğru kitabı tutuşturmaya uğraşan biz büyüklerin de işini kolaylaştırıyor.Bahar aylarında YEM Yayın, Phaidon’un The Art Book/ Sanat Kitabı’nın çocuklar için uyarlaması olan “Çocuklar için Sanat Kitabı”nın ilk cildini yayımlayarak bu alanda büyük bir adım atmıştı. Sanat tarihinin önemli yapıtlarını ve sanatçılarını, kronolojik bir sıra gütmeksizin içinde barındıran bu kitap, çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de ilgisini çekmişti.Benim Sanat KitabımÇocuklar için yayımlanan sanat kitaplarının arasına İş Bankası Kültür Yayınları’nca hazırlanan “Benim Sanat Kitabım” (Usborne The Children’s Book of Art) da katıldı. Okuma kapasiteleri ve ilgi alanları çok farklı olduğu için çocuk kitaplarını sınıflandırmak doğru olmasa da kitap, 9–12 ya... Devamı

05 10 2008

Sihirli Okul Otobüsü’ne Binelim mi?

Ebru AKKAŞ27.10.2006  tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.En sevdiğin ders hangisi(ydi)? Yoksa hiçbiri mi? Bayan Frizzle öğretmenin olsaydı eminim en sevdiğin ders fen olurdu. Sihirli Okul Otobüsü dizisi, en sevdiği ders fen olan ilkokul öğretmeni ile öğrencilerinin eğitim amaçlı yaptıkları gezileri anlatıyor. Bu dersler Bayan Fizzle adındaki sıra dışı öğretmenle gerçekleştiğinden işin içine bir de sihir giriyor. Her fen dersinde ayrı bir sürpriz yaşayan bu çocukların işleyecekleri konuya dair tek ipuçları Bayan Frizzle’ın giydiği kıyafet. Çünkü Bayan Frizzle o gün hangi konuyu işleyecekse ona uygun giyinmeyi tercih ediyor.Dokuz ile on iki yaş arasındaki çocuklara hitap eden, Joanna Cole’un yazdığı ve Bruce Deger’in resimlediği “Sihirli Okul Otobüsü” dizisi ülkemizde Ağustos ayında yayımlanmaya başladı. Yirmi yıldan fazla bir süredir çocuklarla bulaşan bu fantastik kurgu dizisinin her bir kitabında ayrı bir konu ele alınıyor.Hikâyeleri, Bayan Frizzle’ın öğrencilerinin ağzından anlatılan dizinin şu ana kadar dört kitabı yayımlandı. Bu kitaplardan Kayıp Kemiklerin Peşinde’de insan iskeleti anlatılıyor. Kol kemiğine neden komik kemik de denildiği gibi eğlenceli bilgilere de yer veriliyor. Bayan Frizzle, Mıknatısların Gizemi’nde manyetizmayı anlatıyor. Öğretmen ve öğrencileri dizinin diğer kitabı Böceklerin Dünyası’nda gezintiye çıkıyor. Böylece akla gelmedik şeylerden de haberdar oluyoruz. Örneğin örümceklerin çok obur olduklarını bilmiyordum. Son kitap Dinozor Dedektifleri’nde ise Bayan Frizzle her zamanki gibi konuyu kuru kuruya anlatmaktansa yerinde göstermeyi tercih ediyor, öğrencileriyle milyonlarca yıl öncesine bir yolculuk yapılıyor.Sihirli Okul Otobüsü dizis... Devamı

23 09 2008

Meraklı, Minik Gözler

Ebru AKKAŞ05.03.2007  tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Dünyayı keşfetmek için bakan meraklı, minik gözler. Çocuk gözleri... "Çocuklar İçin Sanat Kitabı", bu gözlere bakmayı değil de görmeyi öğretmeyi hedefleyen bir yapıt.Çocuklar İçin Sanat Kitabı", Phaidon Yayınevi'nin sanatla ilgilenenlerin bir referans kitabı olan ve Ortaçağ'dan günümüze beş yüz büyük sanatçının yapıtının yer aldığı, "The Art Book / Sanat Kitabı"ndan çocuklar için yaptığı bir uyarlama. Kitapta, çocuklar için özenle seçilmiş otuz tane sanatçı ve yapıtı yer alıyor. Bunların arasında Leonardo da Vinci, Botticelli, Degas, Rembrant, Andy Warhol ve elbette Picasso var. Resimler ve fotoğraflar da cabası.Aslında sanat tarihinde oldukça önemli yerlere sahip bu sanatçı ve yapıtları çocuklara anlatabilmek o kadar da kolay değil. Her ne kadar yapıt, "Sanat Kitabı"ndan uyarlansa da hedef kitle çocuklar olunca bu uyarlama zorlu ve özverili bir çalışma gerektiriyor. Akıcı bir dile sahip olan kitap, çocukları oyundan koparmıyor, tam tersine onlara yeni bir eğlence sunuyor. Resimlere daha dikkatli bakmalarını sağlamak için bilmecelerle çocuklar yönlendiriliyor. Her bir yapıtın sanatçısı ve tekniği ile beraber bunların neden ve nasıl üretildiği de ele alınıyor. Eserle ilgili vurgulanmak istenen noktalarsa koyu renkli harflerle basılı sorular olarak dikkat çekiyor.İlham perisi mi?Kitapta, sanatçıların ilham perisinin gelmesini beklemedikleri ya da sihirli değneklerinin bir dokunuşu ile o yapıtların ortaya çıkmadığı da güzel bir dille aktarılıyor. Sanatın disiplin ve emek gerektirdiği... Bir de estetik duygusunun güzel şeyler görmekle geliştiği... Kitabın sayfalarında biraz gezinirsek... Manav tezgâhında... Devamı

17 09 2008

Şamatacı Çocuklar

Ebru AKKAŞ14.01.2007  tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Dünya çocuklarınca sevilerek okunan İsveçli yazar Astrid Lindgren’in Şamatalı Köy dizisinin ikinci kitabı “Şamatalı Köy’de Eğlence” ilk kez dilimizde yayımlanıyor. Yapıt, ufacık bir köyde yaşayan mutlu ve enerjik çocukların hikâyesini anlatıyor.Geçen Ekim ayında Ali Arda’nın yeni çevirisi ile yayımlanan Şamatalı Köy dizisinin ilk kitabı Şamatalı Köy’ün Çocukları’nda kahramanlarımızla tanışmıştık. Bazılarımızsa onları zaten tanıyordu. Bu şamatacı çocukların yeni maceralarına geçmeden önce ilk kitapta neler olup bittiğini hatırlamakta fayda var.Şamatalı Köy, birbirine bitişik üç çiftlikten oluşan ufak bir köy. Bu yüzden köyde pek çocuk yok. Sayıları sadece altı. Bu mutlu çocukların hikâyelerini bizlere yedi yaşındaki Lisa aktarıyor. Lisa, üç kardeşin en küçüğü; ağabeyleri Lasse ve Bosse. Güney Çiftliği’nde oturan arkadaşlarının adı Olle. Kuzey Çiftliği’nde ise iki kız kardeş olan Anna ve Britta yaşıyor. Lisa, tüm arkadaşlarını çok seviyor. Çocuklar köylerinde okul olmadığı için eğitimlerini yürüme mesafesindeki Büyük Köy’de sürdürüyorlar. Köylerinin ismine yaraşır şekilde eğlenmekten, birbirleri ile uğraşmaktan, çayır çimen dolaşmaktan büyük zevk alıyorlar.Çocuklar, dizinin ikinci kitabı Şamatalı Köy’de Eğlence’de bu hayatlarını sürdürüyor. Elbette ufak tefek değişikliklerle. Örneğin Lisa, biraz daha büyümüş dokuz yaşına basmıştır. Olle’nin de bir kız kardeşi olmuştur. Kitapta köyün çocuklarının, süt dişlerinin çekilmesinden, kuzu... Devamı

14 09 2008

Neden Ağlıyorsun Mutlu Prens?

Ebru AKKAŞ07.04.2006 tarihinde Radikal Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.İrlandalı yazar Oscar Wilde’in çocukları için yazdığı  “Mutlu Prens” yepyeni bir çeviri  ile yeniden karşımızda. Mutlu Prens, İş Kültür Yayınları’nın “İş Çocuk Klâsikleri” dizisinin ilk kitaplarından. “Mutlu Prens”, Oscar Wilde’ın 1888’de yazdığı ilk çocuk kitabı. İki erkek çocuğu olan Wilde, bu öyküleri çocukları için kaleme almış. Mutlu Prens, beş öyküden oluşuyor.Kitaptaki öykülerden bahsetmek gerekirse “Mutlu Prens”, şehrin tepesinde yükselen, annelerin çocuklarını “Neden Mutlu Prens gibi olamıyorsun?” diyerek çocuklarını kıyasladıkları bir heykel. Ama öyle sıradan bir heykel değil. Altın varaklarla kaplı, gözleri safirden ve kılıcının kabzasında kırmızı yakut olan bir heykel. Mutlu Prens varsıl ailesinin etrafı duvarlarla çevrili Kaygısızlık Sarayı’nda acı ve gözyaşı nedir bilmeden yaşayıp ölmüş. Duvarların ardında ne olduğunu şehrin yüksek bir tepesine heykeli dikilene kadar da bilememiş. Artık bulunduğu yerden şehrin yoksulluğunu, acılarını görüyormuş. Ama gel gör ki elinden gözyaşı dökmekten başka hiçbir şey gelmiyormuş. Ta ki sürüsünden ayrılan bir kırlangıç dinlemek için Mutlu Prens’in heykelini seçene kadar. Mısır’da yetişmesi gereken sürüsüne gitmek yerine heykelin yanında kalan kırlangıç, Mutlu Prens’in ulaklığını kabul etmiş. Böylece kırlangıç, Mutlu Prens’in eli ayağı olmuş. Heykelin üzerinde değerli ne varsa ihtiyacı olanlara vermişler. Heykelin ihtişamını kaybettiğini gören şehrin ileri gelenleri de gerekeni yapmakta gecikmemişler. Heykeli eski haline çevirmekten başka şeyleri tabii k... Devamı

06 09 2008

Budapeşte’nin Onurlu Çocukları

Ebru AKKAŞ29.02.2008 tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.Ferenc Molnár’ın yapıtı Pál Sokağı Çocukları, bu kez Tarık Demirkan’ın çevirisiyle bizi yüz yıl öncesinden selamlıyor. Bir dergide bölümler halinde tefrika edilen yapıt, kitap olarak 1907 yılında basılmıştı.Pál Sokağı Çocukları’nın ortaya çıkışının çok güzel bir hikâyesi var. Kitabı dilimize kazandıran Demirkan, Pál Sokağı Çocukları’nın güzel hikâyesini bize şöyle aktarıyor; Budapeşte’deki bir okulun, mütevazı bir edebiyat öğretmeni, edebiyat dergisi çıkarma fikri ile eski öğrencilerini aramaya başlar. Öğretmeninin, eski öğrencileri arasında, Ferenc Molnár da vardır. Molnár, edebiyat hocasının teklifini reddedemez ve bir şeyler yazmayı kabul eder. Dergi için tefrika bir çocuk romanı yazmaya koyulur. Yayımlandığı andan itibaren çocuklar bir sonraki bölümü merak içinde beklerler. Çocukların yoğun ilgisine mazhar olan Pál Sokağı Çocukları 1907 yılında kitap olarak yayımlanır. Ardından da ünü ülke sınırlarını aşar ve dünya dillerine çevrilmeye başlar.Pál Sokağı Çocukları, Arsa’larına sıkı sıkıya bağlı Budapeşte çocuklarının 20. yüzyıl başlarındaki hayatlarını anlatıyor. Bahsi geçen öyle sıradan bir Arsa değil ama... Budapeşte çocukları için bu arsa, onların özgürlüklerinin bir diğer adıdır. Nemecsek, Boka ve sokağın diğer çocuklarının nefes alabildikleri tek yerdir. Okulun, evdeki yemeğin bitmesini Arsa’larında vakit geçirmek için beklerler. Ast üst ilişkisinin yaşandığı dernekleri, kararlarını yazdıkları kara kaplı defterleri Boka gibi cesur bir liderleri olsa da onlara bu aidiyet duygusunu yaşatan bu Arsa’dır.Nef... Devamı