03 01 2012

Hayvanları Nasıl Bilirsiniz?

EBRU AKKAŞ KUSEYRİ
Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.

Kitaplarda geçen hayvanları nasıl bilirsiniz? Okuduğumuz hikâye, fabl, masallara bakarsak tilki kurnazdır, aslansa güçlü, karıca çalışkandır, baykuşsa bilge ve ağustosböceği tembel. Bu listeyi yaptığımız okumalarla doğru orantılı olarak uzatabiliriz ama hayvanlar için kullanılan basmakalıp benzetmeler birkaç istisna dışında nerdeyse hiç değişmez.

Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri, bize bu ezberleri bozdurabilecek hayvan öykülerinden oluşuyor. Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri’ni bir sincabın rehberliğinde okumaya başlıyoruz. Bu sincap, yolda giderken sonunun nereye varacağını bilmediği yollara sapmaktan çekinmeyen, bu uğurda planlarını değiştirmekte bir sakınca görmeyen özelliklere sahip. Başta dostu karınca olmak üzere diğer arkadaşları ile yaşadığı sıra dışı hatta absürt olaylar bu öykülerin omurgasını oluşturuyor.

Yunus Emre’nin “Bir sinek bir kartalı/Kaldırdı vurdu yere” dizelerinde geçen, “Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına” türküsünden aşina olduğumuz hiciv ve absürtlükleri bu öykülerde de görebiliyoruz.

Kanatlı, toynaklı, yüzgeçli ve pullu tüm hayvanların birbirleri ile iletişimde olduğu öyküler, okuyucunun dikkatini kaybetmesine imkân vermeyecek bir örgüde ilerliyor.

Sofradaki yemekleri alfabetik sıra ile yiyen bir fil, sincabın peşi sıra ağaca tırmanan bir geyik bu öykülerde neredeyse sıradanlaşıyor. Başka masal ve öykülerde üzerlerine yapışan etiketlerden de sıyrılmış oluyor hayvanlar.

Sıçanla kunduzun elbirliği ile yaptıkları havuzda serinlemeye giden hayvanlar, yılanın gözetiminde faydalanabiliyor bu havuzdan. Sinsi diye bildiğimiz yılan, kuralcı bir kimliğe bürünüyor bu öyküde. Hep ciddi davranmak zorunda kaldığı için de söylenip şikâyet ediyor.

Sel baskınından sonra arkadaşı karıncanın yanına giden sincap, sakarlıklar ve talihsizlikler sonucu kendini sele kapılmış bulduğunda ormanda ne işi olduğunu anlayamadığımız foka tutunarak güvenli bir yere ulaşmaya çalışıyor. Sel kaplı ormandan çöle geçiş yapar kahramanımız sincap. Burada bir gümüş tilki ile karşılaşır ve civardaki bir fili ziyaret etmeye karar verirler. Tam karıncaya yardım etmeyi unuttu dediğimiz bir anda sincap, fili de yanına alıp ormana döner. Fil, hortumu ile tüm sel sularını çekip ormanı eski haline getirir.

“Pazar günleri hariç her güne bir öykü” alt başlığında yayınlanan Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri, bir solukta değil sindirerek okunması gereken bir kitap. Yaşadıkları coğrafya ve iklimde bir araya gelmeleri imkânsız hayvanların öyküleri, farklı bakış açıları kazanmaya zemin hazırlıyor diyebiliriz. Kitapta ayrıca farklı türler arası iletişim de sıkça vurgulanıyor.

Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri, Hollandalı Toon Tellegen tarafından kaleme alınmış. Yazar olmanın yanı sıra şair ve doktorluk da yapan Toon Tellegen, sadece çocuklar için değil yetişkinler için de yapıtlar veriyor. Yazar, özellikle kahramanları sincap ve karıncanın başından geçen maceraları kendine özgü felsefi bir dille anlatmasıyla tanınıyor.

İlk kez 1995 yılında yayımlanan Çok Tuhaf Hayvan Öyküleri (Misschien Wisten Zij Alles)Türkçeye Burak Sengir tarafından çevrilmiş. Kitapta yer alan resimlerse Mustafa Delioğlu’na ait.

İçinde yer alan öykü sayısını tek tek sayamadım ama kitabın hacminden sayısının oldukça fazla olduğunu tahmin ettiğim bu öyküler güzel bir okuma vaat ediyor. Yazar, “Pazar günleri hariç!” dese siz pazar günleri de zevkle okuyabilirsiniz!

274
0
0
Yorum Yaz