26 04 2010

Gökyüzüne Kement Atan Yazar

Ebru AKKAŞ KUSEYRİ
16.04.2010 tarihinde Milliyet Kitap Eki'nde yayımlanmıştır.

Çocuk edebiyatına yıllarını vermiş, bu sahanın en saygın yazarlarından Gülten Dayıoğlu’nun yeni çıkan kitabına dair bir yazı yazmanın ağırlığı omuzlarıma çökmüş durumda. Boyumdan büyük bir işe kalkmadığımı umut ederek okuru sıfatıyla onu ilk kez fuarda imza gününde gördüğümdeki heyecanımı hiç unutmadığımı söylemeliyim. İstanbul Kitap Fuarı’nda Sevin Okyay ile salonları dolaşırken tesadüfen Gülten Dayıoğlu’nun imza verdiği standa rastlamıştık ve Sevin Okyay’a standa kızıyla gelen genç bir kadının kendi kitapları ile büyüdüğünü ve şimdi kızı için yine kendi kitaplarını imzalattığını heyecanla anlatmıştı. Çocukluğunu geride bırakmış biri olarak onu gıkımı çıkarmadan dinlemiş, kitaplığımda birçok kitabı bulunan bir yazarın bu şekilde gönendirilmesinden de çok hoşnut olmuştum. Daha sonra Gülten Dayıoğlu ile kurucularından olduğu Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği çatısında birkaç kez daha bir araya geldik; ama ben cesaretimi toplayıp bir türlü yanına gidemedim.

1963 yılında ilk kitabı yayımlandıktan sonra Gülten Dayıoğlu’nun kitaplarını okumadan hadi okumaktan hoşlanmıyor diyelim onun adını duymadan büyüyen kaç kişi vardır? Parmakla sayılacak kadar azdır herhalde. Gülten Dayıoğlu’nun kitaplarını okuyarak büyüyenler şimdi çocukları için yine onun kitaplarını alıyor. Çocuk edebiyatına gönül verip dile kolay yetmiş iki kitap yayımlamak ve üç nesil boyunca okunmak büyük bir mutluluk olsa gerek.

Gülten Dayıoğlu’nun son kitabı “Yaşadıklarım ve Düşlediklerim”de yapıtları ile yaşamını harmanlıyor. Okurun düşleri somutlaştırmaktan hoşlanacağını söyleyen Gülten Dayıoğlu, bu yapıtında sıkça bir araya geldiği okurlarının sorularına yanıt vererek onları birer birer kucaklıyor. “Eserler yazılmadan önce, yazılış aşamasında ve hatta yayımlandıktan sonra olup bitenleri ayrıntıları ile bilmek istiyorlar.” diyen Dayıoğlu bu kitabında okurlarının bu isteğini fazlasıyla karşılıyor.

Dayıoğlu, çocukluğundan başlayarak içinde bulunduğu ortamlardan nasıl malzeme çıkardığını, ilgili yapıtın ele alındığı bölümlerde samimiyetle ifade ediyor. Bu samimi itiraflardan en hoşuma gideni ise sevgili annesinin kendisi için eşe dosta yaptığı “Benim kız öyle yaramaz ki, gün olur düz duvara tırmanır, gün olur gökyüzüne kement atar.” yorumu oldu.
 
Yine kitaptan bir alıntı ile devam edeyim. “Eserlerimi oluştururken, yaşam deneyimlerimi, kitap okurken ve dünyayı gezerken de belleğime aktardığım birikimleri temel ediniyorum. Bu temele dayanarak bin bir çeşit düşünce üretip düş kuruyorum.” diyen Dayıoğlu, gezip görmenin, okuyup incelemenin yanı sıra öğretmenlik mesleğinin yazarlığına yaptığı katkıdan da sıkça söz ediyor. Öğrencilerini sadece sosyal dosyalara işlemek için değil birer birey olarak gözlemlediğini, onlarla bire bir ilgilendiğini o günlerin heyecanı ile aktarıyor.

“Yaşadıklarım ve Düşlediklerim”in bir diğer özelliği ise 1993’te 30. sanat yılı kutlamalarında onur kitabı olarak yayımlanan ve az sayıda kişiye dağıtılan “30 Yıl Çocuklarla Soluk Soluğa” kitabından alıntılara yer vermesi. Böylece kitaba sahip olmayan bizler için Dayıoğlu tarafından düşünülmüş bir incelikle daha karşılaşıyoruz.
  
“Yaşadıklarım ve Düşlediklerim”in Dayıoğlu’nun salt yapıtları ile hayat hikâyesinden oluştuğunu düşünenler yanılmış olur. Yazar, doğru ve güzel yaşamanın; çevresinde olup bitenlere omuz silkmeden geçmenin ne demek olduğunu da yaşam akışı içinde gözümüze sokmadan bizlere gösteriyor. Yoksa romanlarındaki sosyal konuların yaşadığı dönemdeki sosyal olaylarla paralellik göstermesini tesadüf olarak nitelemekse sığ bir yaklaşım olur.

“Yaşadıklarım ve Düşlediklerim”, çocukluğunu, çocukluk kahramanlarını hatırlamak isteyenler ve Dayıoğlu’nun yaşamını merak edenler için güzel bir okuma vaat ediyor. Bununla birlikte kitabı okurken ülkemizdeki çocuk edebiyatının gelişimi adına çok şey öğrendim. “Yaşadıklarım ve Düşlediklerim”, çocuk edebiyatı sahasında çalışan ve çalışmak isteyenlerin de çok şey öğreneceğinden emin olduğum bir referans kitabı.

58
0
0
Yorum Yaz